Tamda şu sıralar açmaya başlayan lavanta çiçeklerinin o eşsiz baş döndürücü kokusunu kim sevmez ki?
Eski evimin bahçesine diktiğim lavantaların baştan çıkartan kokusu 3 yıl önce bir gün zihnimde lavantalı dondurma yapsam acaba nasıl olur gibi bir düşünce uyandırmıştı. Bu düşünce ile yaptığım ilk denemem test edilip başarı ile sonuçlanınca lavantalı dondurmayı sürekli yapar oldum. İnstagramda bugün lavantalı dondurma yapacağımdan söz edince yoğun bir şekilde tarif istendi. Hiç bir şeyi kendime saklamam tadına bakmayanların da deneyebilmesi için bu istekler üzerine tarifimi yazmaya karar verdim. Ben dondurmalarımı Tefal'in Gelato dondurma makinesi ile yapıyorum ilk bakışta dondurma makinesi çok gereksiz gibi görünse de kendi yapacağınız katkısız, tadını ise istediğiniz kadar şekerli olacak şekilde ayarlayabileceğiniz ev yapımı, sağlıklı dondurmanın yerini hazır olanların alması imkansız. Bu nedenle dondurma seviyorsanız mutlaka bir makine alın derim.
Güvenilir bir yerden aldığınız iyi bir dondurmanın 1 topunun fiyatına bakarsanız bir sezonda ona ödenen bedeli kat kat çıkaran dondurma makinesinin değeri paha biçilmez oluyor.
Haydi gelelim Geçen yıl Evim dergisi Temmuz sayısında da önerilen lavantalı dondurmamın tarifine;
MALZEMELER:
3 tatlı kaşığı dolusu hakiki toz salep (aktarda satılır)
1 lt inek sütü
250 gr tozşeker
3 dal taze lavanta çiçeği (bulamazsanız kurusuda kullanılabilir)
YAPILIŞI:
Çiçek hariç bütün malzemeyi bir tencereye alıp pişiriyoruz ve soğumaya bırakıyoruz. Soğuyan muhallebi kıvamındaki malzemeye yıkanmış lavanta çiçeklerini ekliyoruz. Rondo veya doğrayıcı yardımı ile muhallebinin içindeki lavantalar iyice küçülene kadar kesme, karıştırma işlemini yapıyoruz böylece çiçeklerin aroması muhallebinin içine iyice karışıp ön plana çıkıyor. Aroma damak tadınıza yetersiz gelirse 1 çiçek daha ekleyebilirsiniz. Bu aşamadan sonra malzemeyi buzdolabına kaldırıp iyice soğumasını sağlıyoruz ve iyice soğuduktan sonra dondurma makinesine döküyoruz. 20 dakika süresince karışan muhallebi sakız gibi uzayan nefis Maraş usulü dondurmaya dönüyor. Artık onu buzluğa atma vakti geldi birkaç saatte orada kalınca servise hazırdır. Ben servis için bir konserve kutusu kullandım, dilediğinizce süsleyerek servis yapmak sizin yaratıcılığınıza kalmış.
Afiyet olsun...
Tariflerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tariflerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Mayıs 2017 Pazar
24 Mayıs 2017 Çarşamba
CHİA TOHUMLU KEK
İnstagramda yazılan tarifler günler içerisinde kaybolup gidiyor, artık yemek tarifleri defterimede yeni reçeteler eklemiyorum en kalıcı olanı blogda muhafaza etmek bu keki tekrar yapmak istersem bende buradan bakacağım, artık en pratik yöntemde bu...
Konuklarım için farklı lezzette bir tuzlu kek yapmak isteyince olağan tuzlu kek tarifimi birazcık değiştirdiğimde bu pizza tadında kek ortaya çıktı, beğenide alınca tarifi paylaşmaya karar verdim.
MALZEMELER
3 adet yumurtaKonuklarım için farklı lezzette bir tuzlu kek yapmak isteyince olağan tuzlu kek tarifimi birazcık değiştirdiğimde bu pizza tadında kek ortaya çıktı, beğenide alınca tarifi paylaşmaya karar verdim.
MALZEMELER
1 su bardağı süt
1 çay bardağı ayçiçek yağı
Yarım çay bardağı zeytinyağı
4 çorba kaşığı sade kefir (ben kendi yaptığım kefirimi kullanıyorum) yoğurtta kullanabilirsiniz
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı rondoda çekilmiş kuru domates
2 çorba kaşığı chia tohumu
Biraz maydanoz
Biraz dereotu
Biraz taze fesleğen
2,5 su bardağı un
1,5 paket kabartma tozu
Üzeri ıçin 2 domates
Dilimlenmiş zeytin
1,5 paket kabartma tozu
Üzeri ıçin 2 domates
Dilimlenmiş zeytin
Keten tohumu
HAZIRLANIŞI
3 yumurta tuz ile çırpılır. Önce süt, yağlar ve kefir ardından da katı malzemeler ilave edilerek çırpıcı ile karıştırılır. Maydanoz, dereotu, taze fesleğen ince doğranarak eklenir ve karıştırılır. Harç fırın kabına dökülür ve üzerine domates dilimleri, zeytin dilimleri yerleştirilir keten tohumu serpilir. Önceden ısıtılmış fırında 170 derecede üzeri kızarana kadar pişirilir.
.
3 yumurta tuz ile çırpılır. Önce süt, yağlar ve kefir ardından da katı malzemeler ilave edilerek çırpıcı ile karıştırılır. Maydanoz, dereotu, taze fesleğen ince doğranarak eklenir ve karıştırılır. Harç fırın kabına dökülür ve üzerine domates dilimleri, zeytin dilimleri yerleştirilir keten tohumu serpilir. Önceden ısıtılmış fırında 170 derecede üzeri kızarana kadar pişirilir.
.
21 Ekim 2016 Cuma
AYVALI NARLI KUP
Tembel blogger uzun bir aradan sonra içerisinde sonbaharın güzel meyvelerinden ayva ve narı bulunduran hafif ve enfes bir tatlı tarifi ile instagram takipçilerinin isteği üzerine yeniden iş başında...
MALZEMELER
Muhallebisi
4 su bardağı süt
1 su bardağı toz şeker
1,5 çorba kaşığı un
1 çorba kaşığı nişasta
1 parça damla sakızı
1 paket krem şanti
Ayvalı katman
3 adet ayva
1 büyük çay bardağı su
1 büyük çay bardağı toz şeker
2 adet karanfil
Süslemek için nar taneleri fıstık ve nane yaprağı
3 bardak süt bir tencerede toz şeker, un, nişasta ve damla sakızı ile karıştırılarak pişirilir. Soğuması beklenir, 1 bardak soğuk süt ile krem şanti çırpılarak krema haline getirilir soğuyan muhallebiye çırpıcı ile karıştırılarak eklenir.
Diğer tarafta kabuğu soyularak şeker ve karanfille suyunu çekene kadar pişirilen iri doğranmış ayvalar soğuyunca ezilerek püre haline getirilir.
Kuplara önce muhallebi sonra ayva püresi üzerine tekrar muhallebi konularak nar taneleri toz fıstık ve nane yaprağı ile süslenerek soğuk olarak servis yapılır.
MALZEMELER
Muhallebisi
4 su bardağı süt
1 su bardağı toz şeker
1,5 çorba kaşığı un
1 çorba kaşığı nişasta
1 parça damla sakızı
1 paket krem şanti
Ayvalı katman
3 adet ayva
1 büyük çay bardağı su
1 büyük çay bardağı toz şeker
2 adet karanfil
Süslemek için nar taneleri fıstık ve nane yaprağı
3 bardak süt bir tencerede toz şeker, un, nişasta ve damla sakızı ile karıştırılarak pişirilir. Soğuması beklenir, 1 bardak soğuk süt ile krem şanti çırpılarak krema haline getirilir soğuyan muhallebiye çırpıcı ile karıştırılarak eklenir.
Diğer tarafta kabuğu soyularak şeker ve karanfille suyunu çekene kadar pişirilen iri doğranmış ayvalar soğuyunca ezilerek püre haline getirilir.
Kuplara önce muhallebi sonra ayva püresi üzerine tekrar muhallebi konularak nar taneleri toz fıstık ve nane yaprağı ile süslenerek soğuk olarak servis yapılır.
5 Haziran 2016 Pazar
KAYISILI KURABİYE
Yaz aylarının en güzel meyvesi kayısıyı sevmeyen pek yoktur herhalde, bizim evde dalda ilk sararan ile son tane kalana kadar kayısı hiç eksik olmaz. Laf aramızda havasından mı suyundan mı bilinmez ama buradaki kayısının tadını da başka bir yerde bulamıyorum. Tazecik tükettiğimiz gibi reçeli marmelatı, kurusu, keki, turtası, kurabiyesi derken tadına doyamadan bitiverir. Dalından yeni koparılmış kayısılarla içine ceviz koyup tatlı olarak da yenilebilen top top kireç suyunda kayısı reçeli nin tarifini geçen yıl vermiştim. Şimdide mis kokulu az şekerli hafif mayhoş bir kurabiye tarifi vermek istiyorum.
KAYISILI KURABİYE
1 su bardağı minik doğranmış hafif sert kayısı
200 gr oda sıcaklığında tereyağı
2 yumurta
6 silme yemek kaşığı pudra şekeri
2 su bardağı beyaz un
1,5 su bardağı tam buğday unu
1 adet kabartma tozu
Hindistan cevizi
Öncelikle fırını 180 dereceye ayarlayıp çalıştırıyoruz. Yumurtaların aklarını sonra kullanmak üzere sarısından ayırıyoruz. Yoğurma kasemizde 2 yumurta sarısı 200 gr yumuşak tereyağı ve pudra şekerini pürüzsüz hale gelene kadar karıştırıyoruz. Unları kabartma tozunu ve kayısıları ekleyip hamuru oluşturuyoruz fakat kayısılarınız yumuşak ise ilave un eklemeniz gerekebilir. Oluşan hamurdan ceviz iriliğinde parçalar koparıp yuvarlayarak önce iyice çırpılmış yumurta akına sonrada hindistan cevizine bulayarak önceden ısıttığımız fırında üzerileri hafifçe sararana kadar pişiriyoruz. Bu kurabiye özellikle ılıkken çok keyifle yeniyor söylemiş olayım.
Bu yapımı son derece pratik lezzeti doyumsuz tarifi deneyecek olanlara şimdiden afiyet olsun...
KAYISILI KURABİYE
1 su bardağı minik doğranmış hafif sert kayısı
200 gr oda sıcaklığında tereyağı
2 yumurta
6 silme yemek kaşığı pudra şekeri
2 su bardağı beyaz un
1,5 su bardağı tam buğday unu
1 adet kabartma tozu
Hindistan cevizi
Öncelikle fırını 180 dereceye ayarlayıp çalıştırıyoruz. Yumurtaların aklarını sonra kullanmak üzere sarısından ayırıyoruz. Yoğurma kasemizde 2 yumurta sarısı 200 gr yumuşak tereyağı ve pudra şekerini pürüzsüz hale gelene kadar karıştırıyoruz. Unları kabartma tozunu ve kayısıları ekleyip hamuru oluşturuyoruz fakat kayısılarınız yumuşak ise ilave un eklemeniz gerekebilir. Oluşan hamurdan ceviz iriliğinde parçalar koparıp yuvarlayarak önce iyice çırpılmış yumurta akına sonrada hindistan cevizine bulayarak önceden ısıttığımız fırında üzerileri hafifçe sararana kadar pişiriyoruz. Bu kurabiye özellikle ılıkken çok keyifle yeniyor söylemiş olayım.
Bu yapımı son derece pratik lezzeti doyumsuz tarifi deneyecek olanlara şimdiden afiyet olsun...
6 Nisan 2016 Çarşamba
EKŞİ MAYALI EKMEK
Ekmeğimi ekmek makinasında kendim yapar yapamadığım zamanda fırından daha doğal ve sağlıklı olmasından dolayı ekşi mayalı ekmek alırım. Bir süredir ekşi mayalı ekmeğide kendim yapmayı düşünmüş ama uzun süreç ve teferruatı gördükçe de yapımı zor gibi gelmişti. Ama bir şeyi gerçekten yapmak isteyince aslında zor zannedilen şeyin gözümüzde büyüttüğümüz gibi zor olmadığını anlıyoruz. Bir araştırma döneminden sonra okuduğum tarifleri kafamda birleştirerek önce ekşi mayamı sonrada ilk ekmeğimi yaptım.
İlk ekmekten bu yana yaptığım her ekmek mükemmel kabarmış gözenekli ekmekler oldu. Sadece fırın ısısını ayarlayana kadar iç kısım hafif nemli kaldı. Son ekmekte onuda aşınca artık her şey tamamdır. Şimdi ekmeğimin tarifine geçebilirim.
Ekmeğimizi yapabilmek için öncelikle ekşi mayaya ve de mayamızı hazırlamak için 10 gün zamana ihtiyacımız var.
EKŞİ MAYA YAPIMI:
4 çorba kaşığı tam buğday unu
4 çorba kaşığı içme suyu
1 tutam deniz veya kaya tuzu
EKŞİ MAYA YAPIMI:
4 çorba kaşığı tam buğday unu
4 çorba kaşığı içme suyu
1 tutam deniz veya kaya tuzu
1. GÜN: Cam bir kasenin içinde 4 silme çorba kaşığı tam buğday unu, 4 çorba kaşığı su ve bir tutam deniz tuzunu küçük bir tahta kaşıkla pürüzsüz olana kadar karıştırın, kaşığa yapışan hamurları da sıyırıp kaseye koyun. Üstünü temiz bir bezle örtüp havadar ama güneş almayan loş bir yerde bekletin. Mayalanma için en uygun sıcaklık 20-22 derece civarıdır.
2.GÜN: Kasedeki karışımın üçte birini bir kenara ayırıp üzerine 4 silme çorba kaşığı tam buğday unu ve 4 çorba kaşığı su koyun, küçük bir tahta kaşıkla pürüzsüz olana kadar karıştırın, kaşığa yapışan hamurları da sıyırıp kaseye koyduktan sonra üzerini tekrar örterek ertesi güne kadar dinlendirin.
3. GÜN: Bu günden itibaren 10. günde dahil olmak üzere mayamızı her gün aynı saatte şöyle besliyor ve yaşatıyoruz. Kasedeki karışımın yarısını bir kenara ayırın. (Bunu yaptığınız herhangi bir hamur işine yada mücvere vb. yiyeceklere karıştırabilir veya komşunuza üretmesi için verebilirsiniz) Kalan yarısının üzerine 4 silme çorba kaşığı tam buğday unu ve 2 çorba kaşığı su koyun, iyice pürüzsüz olana kadar karıştırın ve 10.güne kadar bu işlemin aynısını yapmaya devam edin.
3. GÜN: Bu günden itibaren 10. günde dahil olmak üzere mayamızı her gün aynı saatte şöyle besliyor ve yaşatıyoruz. Kasedeki karışımın yarısını bir kenara ayırın. (Bunu yaptığınız herhangi bir hamur işine yada mücvere vb. yiyeceklere karıştırabilir veya komşunuza üretmesi için verebilirsiniz) Kalan yarısının üzerine 4 silme çorba kaşığı tam buğday unu ve 2 çorba kaşığı su koyun, iyice pürüzsüz olana kadar karıştırın ve 10.güne kadar bu işlemin aynısını yapmaya devam edin.
Üçüncü günden itibaren ekşi maya kabarmaya başlar. Yedinci günden itibaren yumuşak bir maya kokusu gelir. Her gün baloncuklaşmalar yapar ve hacmen 1,5-2 katına kadar büyür, 10. gün sonunda ekşi mayanız kullanıma hazır demektir.
10. günden sonra mayayı ağzı kapalı olarak buzdolabında muhafaza ediyoruz ve haftada 2 kez besliyoruz.
Artık 10 gün boyunca aynı saatlerde beslenip olgunlaşan mayamızın az bir miktarı hamurumuzun kabarmasını sağlayacaktır. Eğer mayanızın yeterince ekşimediğini düşünüyorsanız bir gün daha aynı sistemde besleme yapabilirsiniz.
Elde ettiğimiz bu ekşi maya bizim ana mayamızdır. onu ekmeğin içine direkt olarak katmıyoruz. Bu mayayı her koşulda buzdolabında korumak zorundayız maya eskidikçe güzelleşir. Tatile giderken bile onu yaşatması için birine emanet edeceğiz.. Haftada 2 kez beslemezsek öleceğini unutmayacağız.
Şimdi ilk ekmeğimizi yapabiliriz. Bunun için bir gece önceden ekmek yapacağımız mayayı hazırlıyoruz.
40 gr (2 tepeleme çorba kaşığı) ekşi maya
50 gr (¼ su bardağı) içme suyu
50 gr (½ su bardağı) tam buğday unu
40 gr (2 tepeleme çorba kaşığı) ekşi maya
50 gr (¼ su bardağı) içme suyu
50 gr (½ su bardağı) tam buğday unu
Büyük bir cam kapta dolaptan çıkarıp ılınmaya bıraktığımız 40 gr ekşi mayayı 50 gr su ile çözerek 50 gr unla iyice karıştırın, üstünü streç film ile örterek oda sıcaklığında sabaha kadar bekletiyoruz.
Sabahleyin akşamdan hazırlamış olduğumuz maya baloncuklar yaparak kabarmış olmalı bu durumda artık ekmek hamuru yapılabilir.
140 gr akşamdan hazırladığımız mayamız350 gr (2 su bardağı) ılık içme suyu
450 gr (5 su bardağı) buğday unu
50 gr (½ su bardağı) tam buğday unu
10 gr (1 silme çorba kaşığı) tuz
50 gr (½ su bardağı) tam buğday unu
10 gr (1 silme çorba kaşığı) tuz
Mayanın üzerine 350 gr ılık su döküp karıştırılarak hamur eritilir 500 gr un ve 10 gr tuz katılır. İyice pürüzsüz esnek bir hale gelene kadar yaklaşık 10 dakika yoğurulur. Ben yoğurmadan önce spatula ile iyice karıştırıp daha sonra hamuru alttan üste doğru uzatarak çevresinden katlamalar yaparak esnek hale getiriyorum.
Sonrasında üzeri bir kapakla veya streç filmle sarmak suretiyle kapatılır ve hamur 8 saat ılık bir yerde bekletilir. Bu süre sonunda 2 katı kabaran hamur alttan üste doğru çekip uzatılarak 2-3 tur katlanır.
Üstü streç ile kapatılır yarım saat bekletilir bu sürenin sonunda yine 2-3 tur katlama yapılır. Dört kez aynı şekilde yarım saatte bir 2-3 tur katlama yapılır. Bu işlemler sonunda ekmeğin pişirileceği borcam veya döküm tencerenin içine bir tabaka yağlı kağıt iyice buruşturularak yayılır amaç kat yeri yapıp ekmeğin şeklini bozmasın. (Ben kapaklı borcamda yapıyorum) Ardından hamur silikon bir spatula yardımıyla bulunduğu kaptan pişirileceği tencereye aktarılır (silikon spatula kullanmamın nedeni hamurun silikona fazla yapışmamasıdır) ve burada 2 saat dinlendirildikten sonra üzeri ıslatılarak bir jilet yardımıyla çizilir. Fırının tabanına ısıya dayanıklı bir tas içinde su koyulur (buhar yapması için) 250 derecede iyice ısıtılmış turbo ayarlı fırının ortasının bir alt rafında kapağı kapalı olarak 30 dakika pişirilen ekmek tencereden çıkarılarak tel rafa koyulur ve ısı 180 dereceye indirilir 30 dakika sonra ısı 150 dereceye düşürülür 15 dakika daha pişirilerek kek gibi ortasına kürdan çubuk batırılmak suretiyle kontrol edilir pişmemişse süre ilave edilir. Fırından fırına ısı fark edebilir süreyi 1-2 ekmek yapımında fırınınızın ayarına göre kendiniz daha iyi tespit edebilirsiniz. Pişen ekmek fırından çıkarılarak, tel ızgara üzerinde ılınmaya bırakılır. Ekşi maya ekmeği bir gün sonra yenirse kendini daha iyi toplar. Ekşi maya ekmeği dayanıklıdır çabuk küflenme yapmaz.
27 Şubat 2016 Cumartesi
MANDALİNALI ELMA REÇELİM
Bizim evde sabah kahvaltılarının en tatlı son noktası daima reçellerdir. Reçel seven bir aile olarak damak tadımıza uyan yeni tatlar ararım fakat bu tarifim ise nefis tadı ve aromasıyla soframızın değişmez reçellerinden biridir. Daha önceki yıllarda bir iki kez kendi facebook hesabımda tarifini vermiştim deneyenler çok beğendiklerini söylemişlerdi ama zaman tünelinde pek çok şey gibi oda eriyip gitti.
Bir kezde burada paylaşıp deneyip beğenen olur da tarifin hayatta kalmasını sağlarsam ne mutlu bana...
İşte tarif:
1 kg granny smith elma
(kesinlikle bu cins elma farklı bir cins olmaz)
5 adet kokulu ve çekirdekli olan bodrum mandalinası
(kesinlikle bu cins mandalina farklı bir cins olmaz)
3 su bardağı toz şeker
bir kaç damla limon suyu
Elmaların kabukları soyulup çekirdekleri çıkartıldıktan sonra minik küpler halinde doğranır. Mandalinaların suyu sıkılır, elmaların üzerine dökülür mandalinaların içlerinde kalan parçalar temizlenip kabuklar ince julyen doğranır. Elmalar ve mandalina kabukları birlikte derin bir tencereye konularak üzerine 3 su bardağı toz şeker ilave edilir.
Orta ısıda elmalar şeffaflaşana kadar pişirilir birkaç damla limon suyu damlatılarak elmalara zarar vermeden hafifçe karıştırılarak ocak kapatılır. Hemen tüketmeyerek saklamak isterseniz reçeli sıcak iken temiz ve kuru 1 lt'lik kavanoza doldurularak kullanılmamış bir kapak ile kapatarak soğuyana kadar ters çevirerek bırakın.
Bir kezde burada paylaşıp deneyip beğenen olur da tarifin hayatta kalmasını sağlarsam ne mutlu bana...
1 kg granny smith elma
(kesinlikle bu cins elma farklı bir cins olmaz)
5 adet kokulu ve çekirdekli olan bodrum mandalinası
(kesinlikle bu cins mandalina farklı bir cins olmaz)
3 su bardağı toz şeker
bir kaç damla limon suyu
Orta ısıda elmalar şeffaflaşana kadar pişirilir birkaç damla limon suyu damlatılarak elmalara zarar vermeden hafifçe karıştırılarak ocak kapatılır. Hemen tüketmeyerek saklamak isterseniz reçeli sıcak iken temiz ve kuru 1 lt'lik kavanoza doldurularak kullanılmamış bir kapak ile kapatarak soğuyana kadar ters çevirerek bırakın.
26 Ocak 2016 Salı
KUMKUAT (KAMKAT) REÇELİ
Faydaları saymakla bitmeyen kumkuat balkondaki bir saksıda bile yetiştirilebilmesine rağmen fazla bilinmemekte bu nedenle böyle bir yazı yazıp biraz tanıtarak faydalarından söz etmek istedim. Meyvelerinin kokusu bergamotu andırır, çok tatlıdır ve kabuğuyla yenen tek narenciye türüdür.
C vitamini bakımından yüksek, çok güçlü bir antioksidandır. A, B1, B2, B3 ve Kalsiyum içeriği yüksek olduğundan kemik ve diş sağlığı için faydalıdır, sinir sisteminin düzenli çalışmasını sağlar, düzenli yenildiğinde kolesterolü düşürür, ayrıca tansiyon problemi olanlara da tavsiye edildiğini bir çok yerde okudum .
Bu yıl bahçedeki kumkuat bitkilerimin hepsi birlikte olgunlaşmadı sadece biri olduğu için ilk etapta onları toplayarak çok sevdiğimiz nefis bir aroması olan reçelini yaptım.
İşte reçelimin tarifi...
Malzemeler:
1/2 kg kumkuat
1/2 kg toz şeker
1 su bardağı su
2 adet karanfil
Birkaç damla limon suyu
2 adet karanfil
Birkaç damla limon suyu
Kumkuatlar saplarının yeşil kısmı üzerinde kalacak şekilde yıkanarak ocakta kaynayan bir miktar suyun içine atılarak 5 dakika kadar kaynatılıp süzgece alınarak suyu süzdürülür. Bu işlem 2 kez daha tekrarlandıktan sonra kumkuatlar süzülmeye bırakılır. Soğuyunca bir iğne yardımıyla çekirdeklerin çıkarılabilenleri çıkarılarak, üzerindeki yeşil kısımlarıda alınır. Ben formlarının bozulmamaları ve zedelenmemeleri için çekirdeklerini çıkarmayıp yerken çıkarmayı tercih ediyorum. Bu aşamadan sonra uygun bir çelik tencerede şeker ve su orta ateşte, şeker eriyene kadar karıştırarak kaynatılır. Şerbet, kısık ateşte kaynarken kumkuatlar da ilave edilerek birkaç dakika kaynatılıp ocaktan alınır. Kumkuatlar bu şekilde bir gün bekletilip ertesi gün tekrar birkaç dakika kaynatılarak kıvamını alınca limonu sıkılır. Ocak kapatıldıktan sonra sıcakken kavanoza doldurup kapağı kapatılır. İki kez kaynatılarak çok hoş aromalı parlak taneli güzel kıvamlı bir reçel oluyor.
Bu bitkiyi çiçek seralarından yada internetten temin edebilirsiniz.
4 Kasım 2015 Çarşamba
METABOLİZMA HIZLANDIRICI İÇECEK VE ELMA SİRKESİ TARİFİ
Malzemeler:
Bulabilirseniz ilaç kullanılmadan yetişmiş elma (kabukları ile birlikte kullanılıyor)
İçme suyu, Bal veya Sirke Anası
Elma Sirkesi Yapımı:
METABOLİZMA HIZLANDIRICI İÇECEK:
Metabolizma hızını artırmak yağ yakımını hızlandırmak demektir. İçeceği günlük olarak hazırlayıp, sabah uyanınca ilk bunu için..
Bulabilirseniz ilaç kullanılmadan yetişmiş elma (kabukları ile birlikte kullanılıyor)
İçme suyu, Bal veya Sirke Anası
Elma Sirkesi Yapımı:
Doğal, ilaçsız yetişmiş elmaları yıkamadan dört parçaya bölün çekirdekli kısımlarını bıçakla çıkarın kabukları üzerinde kalsın. Elmaları yıkamıyorum çünkü sirkeyi elma kabuğunda oluşan bakteriler mayalar. Fakat elmaları güvenilir bir yerden almadıysanız mutlaka iyice yıkayın üzerinde ilaç kalmamalı, ancak sirke yapma işlemine başlamadan önce 3-5 saat mutlaka dinlendirin. Bu şekilde kabukta yararlı bakteriler tekrar oluşmaya başlayacaktır. Bu aşamadan sonra elmaları doğrayıp 5 lt'lik bir kavanozun yarısına kadar yerleştirin. Ben sirkeyi yaparken elmaları tartmadığım için net bir miktar vermiyorum. Elmaların üzerine kavanozun üst kısmında bir miktar boş kalacak şekilde su ile doldurun. İçine bir miktar sirke anası veya 3 çorba kaşığı gerçek bal koyun.
Hava alabilmesi için ya kapağını gevşekçe üzerinde bırakın yada üzerini temiz pamuklu tülbent ile kapatarak karanlık ve ılık bir yerde 2 ay kadar bekletin. Kavanozun çevresinde sirke sinekleri oluşmaya ve sirke kokusu gelmeye başladığında sirke fermente olmuş demektir. Sirkenizi süzerek elma posalarını atın. Sirke kavanozunu yıkamadan süzdüğünüz sirkeyi içerisine tekrar doldurun ve içine 2 çorba kaşığı bal katın kapağını kapatıp serin yerde bekletmeye bırakın. Arada kontrol edin, koku keskinleştiği zaman sirkeniz hazır demektir. Sirke ne kadar uzun süre beklerse o kadar etkili ve güzel olur.
Hava alabilmesi için ya kapağını gevşekçe üzerinde bırakın yada üzerini temiz pamuklu tülbent ile kapatarak karanlık ve ılık bir yerde 2 ay kadar bekletin. Kavanozun çevresinde sirke sinekleri oluşmaya ve sirke kokusu gelmeye başladığında sirke fermente olmuş demektir. Sirkenizi süzerek elma posalarını atın. Sirke kavanozunu yıkamadan süzdüğünüz sirkeyi içerisine tekrar doldurun ve içine 2 çorba kaşığı bal katın kapağını kapatıp serin yerde bekletmeye bırakın. Arada kontrol edin, koku keskinleştiği zaman sirkeniz hazır demektir. Sirke ne kadar uzun süre beklerse o kadar etkili ve güzel olur.
Bu aşamadan sonra sirkenizin üzerinde beyaz, deniz anası görünümünde bir tabaka oluşmaya başlamış olması gerekiyor. Buna ‘sirke anası’ deniyor. Sirke anasını bir sonraki sirke yapımında maya olarak kullanabilirsiniz fakat sirke anası uzun süre beklemez kısa zamanda kullanılması gerekir.
METABOLİZMA HIZLANDIRICI İÇECEK:
Metabolizma hızını artırmak yağ yakımını hızlandırmak demektir. İçeceği günlük olarak hazırlayıp, sabah uyanınca ilk bunu için..
- 1 bardak ılık su
- 1 çay kaşığı bal
- 1 çorba kaşığı organik elma sirkesi
- yarım limon suyunu karıştırın
14 Eylül 2015 Pazartesi
OLGUN İNCİR REÇELİ
Benim için kahvaltıda reçel yemek güne tatlı tatlı başlamak demektir ve bu durumda sofrada bir kaç çeşit reçel mutlaka olmalıdır. Açıkçası bu reçel tutkusu yüzünden denemediğim tarif kalmadı da diyebilirim.
Bunlardan biride yıllardır severek yaptığım şimdi tam en güzel zamanı olan olgun incir reçelidir ve kendileri kış boyunca kahvaltı sofralarımın baş tacıdır. İncire bayılırım ama ne yazık ki bahçemde incir ağacım yok bu durumda öncelikle pazarın yolunu tutup incirlerin en güzellerini seçerek almak gerekiyor. Sonrada geçelim tarifine;
Malzemeler:
1 kg olgun orta sert incir
4 su bardağı toz şeker
1,5 su bardağı su
Birkaç damla limon suyu
İncirlerin dış kabukları delmeden dikkatlice soyulur.
Diğer tarafta su ve toz şeker kaynatılır. Kaynayan şerbetin içine incirler yavaşça bırakılır ve delinmemeleri için karıştırılmaz. Gerekirse tencere sallanabilir.
Reçel kıvamını bulunca limonu sıkılarak 2 dakika sonra ocaktan alınır.
Sıcakken temiz ve kuru bir kavanoza doldurulup kullanılmamış bir kapakla sıkıca kapatılıp ters çevrilerek soğumaya bırakılır.
Blog' um aslında yemek tarifleri blog' u değil ama yemek yaşamın bir parçası olduğuna göre ara ara sevdiğim ve dostlarımın beğendiği tarifleri burada da yazmak onları yemek yada yedirmek kadar keyifli, deneyenlere şimdiden afiyet olsun.
Blog' um aslında yemek tarifleri blog' u değil ama yemek yaşamın bir parçası olduğuna göre ara ara sevdiğim ve dostlarımın beğendiği tarifleri burada da yazmak onları yemek yada yedirmek kadar keyifli, deneyenlere şimdiden afiyet olsun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






















