2002 senesinde eşimle birlikte severek aldığımız bu cennet köşesindeki evimizi işimiz nedeniyle sadece yazın belli zamanlarında kısacık sürelerde kullanabiliyorduk. Her yaz tatili bitiminde dönüş yolunda "Eninde sonunda buralı olacaksın" diye bir hayal geçerdi kafamdan ve o sıcak yaz tatili anılarını cebime saklardım ...
Zaman damarlarımıza ağır ağır, serum damlaları gibi akarak her yaz bu cennet köşesini usul usul bize alıştırıyordu. Soğuk kış günlerinde İstanbul sokaklarında bere kafamda, atkı burnuma çekili, parmak uçlarım donarken, başım boynum tarafından montumun içine çekilmiş kasılmış bir halde anımsamak üzere cebime sakladığım o anıları çıkarırdım yerinden ve bana göre "Mutluluk şu andan başka bir yerde değil…" diye fısıldardım kendi kendime…
Benim hayalim tamda böyleydi işte..
Yıl 2014 ve işte artık oradayım artık denizin mavisini farklı görüyorum o esinti o serinlik o saçlarımı hafiften karıştıran rüzgara bırakıyorum kendimi dalgaların sesini dinliyor denizden balık çalan martıları izliyor, uzun yürüyüşler yapıyorum, gün batımını daha farklı izliyor, akşam yemeklerimi uzattıkça uzatıyorum. Hobilerime ayıracak zaman bulabiliyorum...
Zaman damarlarımıza ağır ağır, serum damlaları gibi akarak her yaz bu cennet köşesini usul usul bize alıştırıyordu. Soğuk kış günlerinde İstanbul sokaklarında bere kafamda, atkı burnuma çekili, parmak uçlarım donarken, başım boynum tarafından montumun içine çekilmiş kasılmış bir halde anımsamak üzere cebime sakladığım o anıları çıkarırdım yerinden ve bana göre "Mutluluk şu andan başka bir yerde değil…" diye fısıldardım kendi kendime…
Benim hayalim tamda böyleydi işte..
Yıl 2014 ve işte artık oradayım artık denizin mavisini farklı görüyorum o esinti o serinlik o saçlarımı hafiften karıştıran rüzgara bırakıyorum kendimi dalgaların sesini dinliyor denizden balık çalan martıları izliyor, uzun yürüyüşler yapıyorum, gün batımını daha farklı izliyor, akşam yemeklerimi uzattıkça uzatıyorum. Hobilerime ayıracak zaman bulabiliyorum...


